Çarşamba , 23 Ekim 2019
Ana Sayfa / Genel / RTÜK’TEN ERİŞİM ENGELİNE İYİ BİR HAMLE

RTÜK’TEN ERİŞİM ENGELİNE İYİ BİR HAMLE

RTÜK’TEN ERİŞİM ENGELİNE İYİ BİR HAMLE 

“… Bir Şey Yap Güzel Olsun…”

RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) koordinasyonunda 15 Ocak 2019 tarihinde, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde “Sağırların, İşitme ve Görme Engellilerin Görsel, İşitsel Medya Hizmetlerine Erişiminin İyileştirilmesi Çalıştayı Sonuç Bildirgesi Paneli” düzenlendi.

Koordinatörlüğü ve moderatörlüğünü yapan RTÜK üyesi Nurullah Öztürk yapılan işin önemini “Usta hikâyeci Mustafa Kutlu’nun ifadeleri ile vurguladı. “Bir şey yap güzel olsun… Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.  Bir şey yap, doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin… Bir şey yap iyi olsun. Hizmetten, hürmetten, merhametten müteşekkil olsun. Kalpleri yumuşatsın; garibin, yolcunun, zayıfın derdine derman olsun.”

Ancak bu duygu, düşünce ve ruhla sahiplenilirse sonuçlanabilecek düzenlemelerden söz edildiğinin farkında olan biz katılımcılar sevindik. Bizleri böylesi kucaklayan ev sahibinin ifadelerini çok anlamlı bulduk.

Medya Alanında Engellilere Yönelik Gerekli İyileştirmelerin Yapılması Lütuf Değil Bir Haktır”

RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya’nın “Medya alanında engellilere yönelik gerekli iyileştirmelerin yapılması lütuf değil bir haktır” vizyonuyla, ilgili kurumlar, engelli bireyler, onları temsil eden sivil toplum kuruluşlar, akademik kurum ve medya organlarının temsilcilerini bir araya gelmiş, dört gün süren çalıştaydan sonra tüm medya organlarına referans niteliği olacak bir sonuç bildirgesi hazırlanmıştı.

Bu bağlamda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan RTÜK Başkanı Prof. Dr. Yerlikaya, haber alma hakkının öncelikli haklardan olmasının yanında, eğlence ve benzeri içeriklere erişimin kolaylıkla sağlanabilmesinin de önemini vurguladı.

Engellilerin medya hizmetlerine erişimlerinin iyileştirilmesi haklarının -tüm ve- diğer insanlarla eşit ölçüde sağlanmasının hatırlatılmakla kalmayıp çözüm konusunda çok önemli bir adımın atıldığı toplantıda bulunmanın heyecanı an be an yükseliyordu. 

Çok önemliydi; biraz gecikmiş de olsa; doğru insanların, doğru çatı altında sonuca odaklı iletişim kodlarıyla bir araya geldiği bir paneldi.

Panelde, tüm yapılanmaların ve kurulan sistemlerin çoğunluğun taleplerine göre biçimlendiği dünyamızda, farklı olanların / ya da azınlıkta kalanların ihtiyaçlarının, yaşadıkları sorunların görünürlüğü ortaya kondu. Farkındalık ve çözüm konusunda önemli bir adım atıldı.

Kurum yetkilileri, akademisyenler, ilgili STK temsilcileri, medya organlarının değerli katılımcıları, sağırlar, işitme, görme engelliler herkes tümüyle birbirini doğru anlıyordu. Hassasiyetler, zaruriyeler görünüyordu. Sorunların farklı sesler, farklı bakış açılarıyla yüksek sesle dile getirilmesi tüm katılımcıları etkileyen bir farkındalık atmosferi oluşturuyordu.

Gerçekleştirilen düzenlemeler, gerçekleştirilmesi gerekenler altında ezilmiyor, katılımcılar tarafından dile de getiriliyordu. Yapılanlardan sonra erişimin daha iyi olacağı konusunda umutlanıyorduk.

Hacettepe Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde
İşaret Dili Alanında Yüksek Lisans Programı

Panel konuşmacılarından Prof. Dr. Mümtaz Kaya, “Dünya’da engellilerin erişimine yüzde 80’lere varan boyutlarda açık olan uygulama örneklerinin umut verici ve teşvik edici olduğunu” belirtti.

Ayrıca, işaret dili alanında yüksek lisans programının bölüm başkanlığını yaptığı Hacettepe Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde de açılacağını müjdeledi. Çok önemli bulduk. Alkışlarla karşıladık.  Prof. Dr. Kaya, engellilerin hayatın içinde etkin katılımcılar olarak bulunmasının önemini “Engellilerin toplumsallaşmasına katkımızı esirgeyerek onlardan alınabilecek katkıdan mahrum kalmamalıydık.” İfadesiyle vurgulayarak, karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi hatırlattı.

Dünya’da “Biz Olmadan, Bizim İçin Aslaİlkesinin Yankı Bulduğu Sırada

RTÜK’ten Anlamlı Davet

Sağırlar Konfederasyonu Başkanı Orkun Utsukarcı; işaret dillerinin tam olarak doğal diller gibi olduğunun, topluluğun konuştuğu dillerden yapısal olarak ayrıştığının altını çizdi.

Dünya’da yankı bulan “Biz olmadan, bizim için asla ilkesinin ülkemize entegre edilmesinin düşünüldüğü sırada kendilerine RTÜK tarafından bir davet gelmesini sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdi.

Konunun olmazsa olmaz diğer bir ögesi İşaret Dili Tercümanları Derneği’nin de yapılacak düzenlemelerin içinde olması ayrıca çok önemliydi. 

Panel moderatöru Nurullah Öztürk; dünyanın en anlamlı sözleri de söylense karşı tarafa erişmiyorsa çok anlamlı değildir sözleriyle işaret dili kullanımının önemine dikkat çekti.

Sezai Karakoç’un Balkon adlı şiirini okurken, sağırlara işaret diliyle çevirerek, sadece o dille iletişim kurabilen sağırlara yüksek bir estetik haz yaşatan tercümana haklı övgülerini sundu.

Sayın Bakan Selçuk da Konunun Arkasında: Çalışmaları Canı Gönülden Destekliyor

Panel konuşmacılarından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Orhan Koç: Bakanlığı’nın “Erişilebilirlik Her yerde” ana felsefesini benimsediğine dikkat çekerek, Bakanlık tarafından 2019’un erişilebilirlik yılı ilan edildiğini ifade etti. Sayın Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un da konunun arkasında olduğunu; çalışmaları canı gönülden desteklediğini belirtti.

TRT Yeni Medya Kanal Koordinatör Vekili Ali Sağlam ise TRT’de engellilere yönelik gerçekleştiren çalışmalardan söz etti.  Kurum bünyesinde oluşturulan http://engelsiztrt.tv/ web sitesinin işlevselliğinin ve tanınırlığının gerçekleşecek iş birliği sonrasında artacağı konusunda umutlandık. 

“Görme Engellinin Televizyon İzlemesi Gören Birinin Ekranını Çarşafla Kapatarak İzlemesi Gibi”

Panel katılımcılarından Halis Kuralay, görme engellilerin yaşadığı erişilebilirlik sorunlarını en bilen kişilerden biriydi. Söyleşilerinde, yazdığı kitaplarda en samimi ve en anlaşılır dille ifade ediyordu. Bizim için pek çok konuyu aydınlatıyordu. Ya biz onun dünyasına ne kadar ışık tutabiliyorduk?

Kuralay, görme engellinin televizyon izlemesini, normal bir insanın televizyon ekranını çarşafla kapatarak izlemesine benzetti. Sadece ses var düşünsenize. İlgiyle izlediğimiz filmlerde gözlerimizi kırpmadan yakalamaya çalıştığımız o mimik o tavır, o bir bakışla anladığımız filmin seyrini değiştiren duygular yok. Nasıl anlaşılabilir ki olay örgüsü? Anlamadığınız, hiçbir yerinizden sizi kavramayan bir filmi neden izleyesiniz ki?

Kuralay da izlemiyormuş haklı olarak. Yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı. “Eve girdiğimde çocuklar İngilizce film seyrediyor. Çekirdekler, cipsler masada… Sohbet, paylaşım muhteşem. Onlara katılamadığım için arka odaya gidiyorum. Ne cips, ne çekirdek ne de film.” Belki de daha önemlisi tüm ailenin bir arada olduğu bütünleştiği, en sıcak iletişim kuracağı anlardan birini yaşayamıyor Kuralay.

Onun da ifade ettiği gibi “Aranızda o da orada olmasın canım” diyenler olabilir. İsterse seyretmesin tabii. Ama cipsi, çekirdeği yeme şansı, televizyon izleme ona şansı verilsin. Ama tercihlerinde bağımsız olsun. İsterse zamanını arka odada geçirsin. İletişim herkes için erişilebilir olsun.

Daha İyi iletişim Kurabileceğimiz Günler Çok Yakın…

Özetle tüm insanların iletişimsizlik problemi yaşadığı mass medya / çağımızda, herkesin hem gördüğü hem işittiği var sayılarak yapılandırılan tüm sistemlere dâhil olmak için sağırlar, körler, görme ve işitme engelliler çok daha fazla emek harcıyorlar. Kendilerini doğru anlatmaları her zaman mümkün olamıyor. Anlattıklarını karşı taraf anlayamıyor; yanlış anlıyor;  ya da birbirleri hiç yokmuş gibi davranıyorlar. Çoğunluğun engelliğe karşı ön yargıları, yanlış bildikleri de eklenince kopuk, kesik, yarım yamalak ilişkiler ya da ilişkisizlik ortaya çıkıyor.   

Aslında herkes kaybediyor. Birbirlerinden öğrenme, birbirlerinin deneyimlerini paylaşma fırsatını kaçırıyorlar.

Bu çalıştay ve sonuç paneli son derece önemliydi. Medyanın sağırları, körleri, işitme ve görme engellileri tamamlamaya yönelik çok ciddi düzenlemeler yapması gerektiği konusunda herkes hemfikir oldu. Her şey, güzel, coşkulu, umut vericiydi.

Şimdi ne mi yapacağız? Alınan sağduyulu kararların en yakın takipçileri olacağız. Çağımızın vebası iletişimsizlik tuzağına hiçbirimiz düşmeyeceğiz.  

https://www.rtuk.gov.tr/haberler/3787/6810/sagirlarin-isitme-ve-gorme-engellilerin-gorsel-isitsel-medya-hizmetlerine-erisiminin-iyilestirilmesi-calistayi-sonuc-bildirisi-kamuoyuna-aciklandi.html

  Nur Banu Öztürel

hakkında admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »